Hofburg Hanedanının imparatorluk saraylarından biri olan Schönbrunn (Güzel Çeşme), simetrik bahçe süslemeleri olan, çok büyük bir alan içinde kurulmuş bir saray. Günümüzde müze olarak kullanılıyor.

Kemerli kapıdan arka tarafa doğru geçince sarayın arka bölümünü görüyoruz. Karşısı şehrin önemli meydanlarından biri olan Maria Theresienplatz (Maria Teresa Meydanı). Bu meydanda, görkemli ve birbirine çok benzeyen iki yapı var. Günümüzde müze olarak kullanılan Kunsthistorisches Museum (Güzel Sanatlar Müzesi) ve Naturhistorisches Museum (Doğal Tarih Müzesi). Zaman darlığından müzeleri gezemedik ne yazık ki. Belki bir dahaki sefere!
Aşağı Belvedere’de ise Prens Eugene’nin kişisel odaları ve resmi odalar yer almaktaymış. Burada geçici sergiler düzenleniyor.
Michaler Meydanı'nda meşhur Hofburg İmparatorluk Sarayı bulunuyor. Yapımına 13.yy.da başlanan ve sürekli yeni bölümler ilave edilen oldukça büyük bir saray. Yeşil bir kubbesi ve Herkül heykellerinin süslediği çatısı var. Sarayda, İmparatoriçe Sisi’nin gümüş koleksiyonunun sergilendiği bir bölüm de var.
Savoy Prensi Eugene’nin yazlık sarayı olarak dönemin önemli barok mimarlarından Hildebrandt’ın yaptığı (18.yy) Belvedere Sarayı ise iki bölümden oluşuyor. Sarayın bahçeleri dünyadaki barok manzaralar içinde en iyilerden kabul ediliyor. Yukarı Belvedere, Ortaçağdan bugüne kadarki Avusturya sanatının en etkili koleksiyonlarına ev sahipliği yapıyor. 1900’lü yılların sanatının sergilendiği sergilerin kalbinde ise dünyanın en büyük Gustav Klimt koleksiyonu yer alıyor. Klimt’in “Öpücük” ve “Judith” gibi en önemli eserleri de burada sergilenmekte.
Sarayın çok büyük bahçesinin içinde bir de hayvanat bahçesi var. Dünyanın en eski hayvanat bahçesi olan Schönbrunn Zoo (Tiergarten)’yu gezmek için saatler ayırmak gerekiyor. Broşürüne bakılırsa, içinde imparatorun kahvaltı için kullandığı, bugün ise restorant-kafe olarak kullanılan Kaiser Köşkte otururken, pandaları görmek mümkünmüş. Hayvanat bahçesine giriş sanırım 17 Euro idi. Schönbrunn Sarayına Karlsplatz’tan yeşil metroyla (U4) gidilebiliyor.
Sarayı arkamıza alarak bahçeye doğru bakınca ta uzaklarda bir Neptün Çeşmesi görünüyor. Çeşmenin arkasındaki, zigzaglı ve yokuş bir alanı 37 derece sıcakta ve verilen kısa süreli serbest zamanda tırmanmayı başaranlar güzel bir zafer takı ve arkasında da bir gölet görüyormuş. Biz sadece çeşmeye kadar gidip uzaktan görmekle yetindik.
